Yazan Diyetisyen Serpil Öztürk

PCOS’ta beslenme, sadece kilo vermek için değil; insülin direnci, iştah dalgalanmaları, tatlı isteği ve hormonal sağlığı destekleyen beslenme düzeni açısından da önemlidir. Burada amaç mucize bir “pcos diyeti” yapmak değil, vücudun daha dengeli yanıt vereceği sürdürülebilir bir sistem kurmaktır.
PCOS, yani polikistik over sendromu; adet düzensizliği, tüylenme artışı, akne, saç dökülmesi, yumurtlama düzensizliği, kilo artışı veya kilo vermekte zorlanma gibi belirtilerle görülebilen hormonal ve metabolik bir durumdur. Tanı, mutlaka hekim değerlendirmesiyle konur. Beslenme ise hekim teşhisi ve yönlendirmesi doğrultusunda, tıbbi tedaviyi destekleyici bir yaşam tarzı basamağıdır.
Kliniğimde PCOS tanısı olan danışanlarda en sık gördüğüm tablo şu: “Az yiyorum ama kilo veremiyorum” cümlesi. Bazen gerçekten porsiyon fazladır, evet. Ama çoğu zaman mesele sadece kalori değildir. İnsülin direnci, kan şekeri dalgalanmaları, uyku kalitesi, stres, öğün düzeni ve kas kütlesi de bu denklemin içindedir.
Uluslararası PCOS yaklaşımlarında beslenme, hareket, kilo yönetimi ve davranış değişikliği temel destek alanları arasında yer alır. Yani PCOS’ta beslenme tek başına her şeyi çözmez; ama doğru planlandığında sürecin merkezinde durur.
PCOS diyeti denince birçok kişinin aklına karbonhidratı tamamen kesmek geliyor. Bunu doğru bulmuyorum. Karbonhidrat düşman değildir; yanlış karbonhidrat seçimi, büyük porsiyonlar ve karbonhidratı tek başına tüketmek sorunu büyütebilir.
Ben PCOS’ta beslenme planlarken önce tabağın dengesine bakarım. Her öğünde protein, lif, sağlıklı yağ ve kontrollü karbonhidrat olmasını isterim. Örneğin sadece tost yemek yerine; yumurta, peynir, yeşillik ve tam tahıllı ekmekle kurulan bir kahvaltı daha dengeli olabilir. Sadece makarna yemek yerine; yanına yoğurt, bol salata ve uygun bir protein eklemek kan şekeri yanıtını destekler.
Düşük glisemik yüklü beslenme PCOS’ta sık kullandığım yaklaşımlardan biridir. Bu, “hiç pilav yemeyeceksiniz” demek değildir. Beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday, tam tahıllar veya baklagilleri daha sık tercih etmek; porsiyonu ve öğün içeriğini birlikte planlamak demektir.
Protein de kritik. Kahvaltıda sadece kahve ve poğaçayla güne başlandığında öğleden sonra tatlı isteği artabilir. Yumurta, yoğurt, kefir, peynir, balık, tavuk, et, hindi, baklagil gibi protein kaynakları tokluk hissini ve öğün kontrolünü destekler.
PCOS’ta kilo vermek neden zor sorusunun cevabı çoğu zaman insülin direnciyle başlar. İnsülin direnci olan kişilerde kan şekeri daha dalgalı seyredebilir, acıkma daha sık olabilir, tatlı ve hamur işi isteği artabilir. Bu da diyete “iradesizlik” gibi yansır. Halbuki çoğu zaman biyolojik zemin de işin içindedir.
Danışanlarımın çoğu bunu duyunca rahatlıyor: PCOS’ta kilo verememek tembellik ya da karakter meselesi değildir. Fakat bu, hiçbir şey yapılamaz anlamına da gelmez. Doğru planla iştah daha yönetilebilir hale gelir.
Kilo kaybı gerekiyorsa hedef hızlı kilo vermek olmamalı. Çok düşük kalorili listeler, öğün atlamak, sadece detoks içecekleriyle günü geçirmek veya tek tip beslenmek PCOS’ta sürdürülebilir değildir. Hatta bazı kişilerde yeme ataklarını ve tatlı krizlerini artırabilir.
Bu konuyu daha detaylı anlattığım PKOS Diyeti: Polikistik Overde Kilo Verememenin Asıl Nedeni yazısında, kalori hesabından önce metabolik yanıtı anlamanın neden önemli olduğunu ayrıca ele aldım.
Polikistik over sendromu beslenme önerileri kişiye göre değişir; ancak bazı temel prensipler çoğu danışanda işe yarar. İlk prensip, öğünlerde karbonhidratı yalnız bırakmamaktır. Meyve yiyecekseniz yanında yoğurt veya kuruyemiş olabilir. Ekmek yiyecekseniz yanında yumurta, peynir veya sebze olmalı. Tatlı kriziniz sık oluyorsa önce kahvaltı ve öğle öğününüzü kontrol etmek gerekir.
İkinci prensip lif alımıdır. Sebze, salata, baklagil, yulaf, tam tahıllar, chia, keten tohumu ve uygun porsiyonda meyve; sindirimi yavaşlatır ve tokluğu destekler. Her öğünde sebze görmek isterim. Pişmiş sebze, salata, çorba ya da zeytinyağlı olabilir. Şekil değişir ama lif kalmalı.
Üçüncü prensip yağ kalitesidir. Zeytinyağı, ceviz, badem, fındık, avokado ve yağlı balıklar PCOS beslenmesinde yer bulabilir. Kızartmalar, işlenmiş et ürünleri, trans yağ içeren paketli ürünler ve şekerli içecekler ise sınırlanmalıdır.
Dördüncü prensip düzenli öğün ritmidir. Herkesin 3 ana 3 ara öğün yapması gerekmez. Bazı kişiler iki ana öğünle iyi gider, bazı kişiler ara öğün eklenmediğinde akşam kontrolü kaybeder. Bu yüzden PCOS’ta tek tip liste yerine kişisel planlama daha doğru olur.
PCOS’ta tabağı karmaşık hale getirmeye gerek yok. Başlangıç için şu modeli kullanabilirsiniz:
Tabağın yarısı sebze veya salata olsun.
Tabağın dörtte biri protein içersin: yumurta, yoğurt, kefir, balık, tavuk, et, hindi veya baklagil.
Tabağın dörtte biri kaliteli karbonhidrat olsun: bulgur, karabuğday, yulaf, tam tahıllı ekmek, baklagil veya uygun porsiyonda patates.
Öğüne zeytinyağı, ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar kontrollü miktarda eklenebilir.
Şekerli içecekler, meyve suyu ve aromalı kahveler günlük rutin haline gelmemeli.
Tatlı isteği çok sık oluyorsa sadece tatlıyı değil, önce ana öğünlerin protein ve lif içeriğini kontrol edin.
Bu modelin iyi tarafı şudur: Yasak listesi gibi hissettirmez. Kişi dışarıda da uygulayabilir, evde de. Öğünleri daha dengeli kurmayı öğrendiğinizde PCOS diyeti sürdürülebilir hale gelir.
PCOS’ta en sık gördüğüm hata, uzun süre aç kalıp akşam çok yoğun yemektir. Sabah kahveyle geçiştirilen bir gün, akşam karbonhidrat ve tatlı isteğiyle bitebilir. Sonra kişi kendini suçlar. Oysa sorun çoğu zaman günün başındaki eksik planlamadır.
Bir diğer hata, gluteni veya süt ürünlerini herkeste otomatik olarak kesmektir. Bazı kişilerde kişisel hassasiyetler olabilir; ama herkes için standart yasak doğru değildir. Gereksiz kısıtlamalar beslenmeyi zorlaştırır ve sosyal hayatı gereksiz yere daraltır.
“PCOS’a iyi gelen tek besin” arayışı da yanıltıcıdır. Tarçın, yeşil çay, elma sirkesi, özel karışımlar ya da pahalı ürünler tek başına PCOS yönetiminin temelini oluşturmaz. Temel hâlâ aynı: dengeli tabak, yeterli protein, lif, uyku, hareket ve kişiye uygun enerji planı.
PCOS sürecinde beslenme düzeninizi daha kişisel şekilde planlamak isterseniz PCOS beslenmesi danışmanlığı sayfamda çalışma yaklaşımımı inceleyebilirsiniz.
Hayır. Karbonhidratın tamamen kesilmesi çoğu kişi için sürdürülebilir değildir. Önemli olan karbonhidratın türü, porsiyonu ve yanında protein-lif dengesinin kurulmasıdır.
Hızlı kilo hedefi yerine düzenli ve sürdürülebilir kilo yönetimi daha doğrudur. PCOS’ta kilo kaybı gerekiyorsa plan; insülin direnci, iştah, uyku, hareket ve kan değerleriyle birlikte değerlendirilmelidir.
Herkes için süt ürünlerini yasaklamak doğru değildir. Bazı kişilerde akne, sindirim şikâyeti veya kişisel hassasiyet varsa miktar ve tür yeniden düzenlenebilir. Yoğurt ve kefir gibi seçenekler birçok beslenme planında yer alabilir.
Tatlı isteği; kan şekeri dalgalanmaları, yetersiz protein alımı, uzun açlık, uyku eksikliği ve stresle artabilir. Bu yüzden çözüm sadece tatlıyı yasaklamak değil, gün içindeki öğün düzenini düzeltmektir.
Bu içerik tanı veya tedavi yerine geçmez; kişiye özel değerlendirme için hekiminizle ve diyetisyeninizle görüşerek size uygun beslenme planını oluşturmanız en doğru adımdır.

Diyetisyen Serpil Öztürk

Diyetisyen Serpil Öztürk